|
 |
|
|
İNCİ KEFALININ YAŞAM DÖNGÜSÜ
|
|
İnci
kefalının yaşam döngüsü yumurta, keseli larva,
balıkçık, genç balık ve ergin balık olmak üzere
5 safhada özetlenebilir. 1.
Yumurta
ve Kuluçka Safhası:
İnci kefalı balığın yaşı, büyüklüğü,
beslenme düzeyi gibi iç ve dış faktörlere bağlı
olarak 6.000-16.000 adet arasında yumurta bırakabilmektedir.
Bir dişinin ortalama yumurta sayısı 10.000 adet
civarındadır. Yumurtalar oldukça küçük olup
yaklaşık 1 mm çapındadır. Bırakıldıkları anda
akarsu yatağındaki kum, çakıl veya su bitkileri üzerine
yapışmaktadır. Su sıcaklığının 13 °C'nin üzerine
çıkması ile birlikte bırakılan yumurtalar su sıcaklığına
bağlı olarak 3-7 gün içinde inkübasyonunu
tamamlayarak açılırlar ve keseli larva dönemi başlar. 2.
Keseli
Yavru Safhası:
Larvalar yumurtadan çıktıklarında yaklaşık 5-7 mm
boya sahiptirler ve üzerlerinde bir yumurta kesesi taşırlar.
Dış ortamdaki planktonlarla beslenecek büyüklüğe
ulaşıncaya kadar 4-6 gün süre geçer ve bu süre içinde
larvalar yumurta kesesinden beslenmeye devam
ederler. 3.
Yavru
Safhası: Yumurtadan
çıktıktan 4-6 gün sonra keseli larvalar, artık dış
ortamdaki planktonlarla beslenebilecek büyüklüğe
geldiği için keseyi atar ve minicik bir balıkçık
olur. Bu dönemde boyu 1-2 cm civarındadır. Görünümü
tam anlamıyla ergin inci kefalı bireyleri gibidir.
Akarsu yataklarında akıntısı az küçük havuzcuk
benzeri yerlerde hızla beslenmeye başlar. Bu dönemde
besinlerini daha çok fitoplantonlar oluşturur. Bu dönemin
sonuna doğru zooplanktonlarla da beslenmeye başlar.
Yavru safhası çevre şartlarına bağlı olarak 3-15
gün arasında değişir. Yavru rahatça yüzebilir, düşmanlarından
kaçabilir büyüklüğe ulaşır ulaşmaz Van Gölü'ne
doğru yola çıkar. Göl çevresinde yavruların göle
ulaşmak için katettikleri en uzun mesafe 23 km dir. 4.
Genç
Balık Safhası: Yumurtadan
çıktıktan sonra yaklaşık 15 gün içinde suları
tuzlu-sodalı Van Gölü'ne ulaşan larvalar artık küçük
bir balıkçıktır. Göle ulaşan yavruların boyu
yaklaşık 2-4 cm civarındadır. Yavrular akarsudan göle
doğrudan geçemez. Çünkü vücut iyon yoğunluğu
ayarlanmazsa, göl suyuna geçtiği ana hemen ölür.
Bu yüzden akarsuların göle döküldüğü noktalarda
(mansap) fizyolojik uyum için yine dış faktörlere
bağlı olarak bir süre bekler. Vücut iyon
dengelenmesi gerçekleştikten sonra göle girerler ve
gölün sığ, besince bol kıyılarında büyük sürüler
halinde beslenmeye başlarlar. Gençlik döneminde büyüme
çok hızlıdır. Çünkü yavrular aldıkları
besinlerin büyük çoğunluğunu büyümeye ayırırlar.
Bu dönemde hem fitoplanktonlar hem zooplanktonlarla
beslenirler. Yavrular büyüdükçe günlük
dietlerinin içindeki zooplanktonun payı artar. Genç
balıklar sığ kıyılarda daha çok gün batımından
gün doğumuna kadar olan zaman içinde görülürler.
Günün bu bölümü, düşmanlarından korunmak için
ideal dönemdir. Bu dönemde bazen akşam ve sabah
erken saatlerde göl kıyılarında, uzunluğu 500 m yi
bulan 10-30 cm genişliğinde bir bant gibi görünen
genç balık sürülerine rastlanabilir. Yazı sığ kıyılarda
geçiren genç balıklar sonbaharda suların soğuması
ile birlikte gölün derinliklerine doğru yer değiştirirler.
Genç balıklar 1 yaşlarına ulaştıklarında boyları
ortalama 10 cm, ağırlıkları ortalama 12 g civarındadır.
Bu dönemde çıplak gözle balığın cinsiyeti
belirlenemez. Gonadlar gelişmeye başlamış olmakla
birlikte, balığın erkek mi yoksa dişi mi olduğu
ancak mikroskop altında belirlenebilir. Üreme olgunluğuna
ulaşıncaya yani yaklaşık 3 yaşına gelinceye kadar
devam eden genç balık döneminde, yavrular ergin balık
sürüleri ile çok karışmazlar. Kışı erginlere göre
gölün derinliği daha az olan yerlerinde geçirirler.
Ancak havalar çok soğuk olmadıkça ergin bireylerin
dağılım gösterdiği alanlara yakın yerlerde
gruplar halinde dolaşırlar. Genç balıkların ikinci
yıl sonunda boyları 13-14 cm, ağırlıkları 25-35 g
civarındadır. İyi beslenen genç balıkların bazıları
ikinci yaşta üreme yeteneği kazanabilmektedir. Ancak
populasyonun ortalaması dikkate alındığında üreme
yeteneği genelde ikinci yaşın sonu, üçüncü yaşın
başı civarında gelişir. Genç balıklar üçüncü
yaşlarında ortalama 15-16 cm boya ve 40-50 g ağırlığa
ulaşmış olurlar ve üreme yetenekleri tam olarak
gelişir. Bu dönemde artık genç balık olmaktan çıkıp,
ergin balık haline gelirler. 5.
Ergin
Balık Safhası: Bazı
genç balıklar 2. yaşlarında üreme yeteneği
kazanarak ergin balık haline gelmiş olsalar da, ergin
balık safhası Van Gölü inci kefalı populasyonunda
genelde 3. yaşta başlar. Bu dönemde balığın boyu
artık 16 cm'yi geçmiştir. Ergin birey haline gelen
genç bireyler, artık ergin balıkların dağılım
alanlarına giderek ergin sürülerine katılırlar.
Populasyon dinamiğinde stoka katılım olarak bilinen
bu olay, daha çok ilkbahar aylarında gerçekleşir.
Ergin sürülerine yakın olarak dağılım gösteren
genç balıklar, erginlerin üreme göçüne başlaması
ve bu amaçla akarsu ağızlarına doğru yaklaşması
ile birlikte onları takip ederler. Mansaplarda ergin
bireylerin üreme göçü için akarsuya geçebilmeleri,
ancak fizyolojik uyumun sağlanmasından sonra gerçekleşebilmektedir.
Bu yüzden Mart sonundan itibaren gölün mansaplara
yakın noktalarında büyük ergin sürüleri
toplanmaya ve fizyolojik uyum için beklemeye başlarlar.
İşte bu bekleme esnasında üreme yeteneği kazanmış
olan genç balıklar ergin balık sürüleri ile
karışırlar. Akarsu mansaplarında vücut iyon yoğunluklarını
tatlısuya göre ayarlayan ergin bireyler, akarsu sıcaklığının
13 °C'yi geçmesinden sonra yumurtlama göçüne başlarlar.
Yumurtlama göçü, düşmanlardan korunma ve
yumurtalarını daha güvenli ortamlara bırakabilmek için
gün batımı gün doğumu arasında yoğunlaşır.
Ancak göç, gün boyunca sürer. Ergin balıklar
yumurtalarını akarsuların akıntısı az, tabanı
hafif çakıllı, kumlu ve bazen su bitkileriyle kaplı
yerlerine bıraktıktan sonra göle doğru geri dönüşe
geçerler. Balık üreme göçü esnasında yem almadığı
için mümkün olan en kısa süre içinde göle geri dönmek
zorundadır. Bu yüzden bir balığın derede geçirdiği
süre yine çevre koşullarına bağlı olarak 1-7 gün
arasında değişmektedir. Yumurtasını bırakan balıklar,
hızlıca göle dönmek için yola çıkarlar. Göle dönebilmek
için yine tatlısu ile göl suyunun karıştığı
mansaplarda fizyolojik uyum için çevre koşullarına
bağlı olarak bir süre beklemek zorundadırlar. Vücut
iyon yoğunluklarını göl suyuna göre ayarlayan
ergin balıklar, göle geçerler ve yaz boyunca gölün
20 m'yi geçmeyen derinliklerinde hızla beslenerek
gelecek yılki üreme göçüne hazırlanmaya başlarlar. |