mail  
Kimliğimiz |Projeler |Yayınlar |Doğuş Öyküsü |Gönüllü İnci Grubu |İletişim |Ana Sayfa
     
 
                         

              İNCİ KEFALI AVCILIĞI

 

İnci kefalı avcılığı balığın yaşam döngüsüne bağlı olarak gelişmiştir. İnci kefalı üreme göçü esnasında geleneksel olarak öğrenilmiş basit tekniklerle akarsu mansaplarında, akarsular üzerinde ve üreme dönemi dışında Van Gölü'nün 60 m'ye kadar olan derinliklerinde avlanmaktadır. Üreme dönemindeki her türlü av aracı ile yapılan avcılık 15 Nisan-30 Haziran tarihleri arasında  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yasaklanmıştır. Bu dönemde illegal olarak avlanmaya alışmış yerel halk, profesyonel balıkçılık yapmak üzere teşvik edilmektedir. 

İnci kefalı avcılığı, ülkemizin 40-50 bin ton civarında olan içsu balıkları avcılığının yaklaşık 1/3 ni oluşturur. İnci kefalı avcılığı 2002 yılına kadar hep artış trendi izlemiştir. 

 
              1966-2002 yılları arası inci kefalı avcılığı

 Koruma çalışmalarının önemi hem kamu hem de yerel halk tarafından kavranmaya başladıktan sonra üreme zamanında yapılan kaçak avcılığın miktarı azalmaya başlamıştır. Üreme dönemi balıkçılığını azaltacak Derneğimiz tarafından yürütülen bilinç oluşturma çalışmalarına ek olarak kırsalda jandarma kent merkezlerinde polis, inci kefalının kaçak avcılığının önlenmesinde aktif roller üstlenmişlerdir. Valilikler ve kaymakamlıklar tarafından sahiplenme artmış ve bunun sonucunda 2005 yılında toplam inci kefalı avcılığı 10 bin ton civarına, kaçak avcılık miktarı da 4000 tona gerilemiştir. Ancak avcılıktaki bu düşüş 

                       PROFESYONEL BALIKÇILIK

İnci kefalı üreme dönemi dışında gölde dağılım gösterdiği için profesyonel avcılık 15 Nisan-30 Haziran tarihleri dışında kalan 290 de yapılmaktadır. İnci kefalı avcılığı profesyonel olarak 8-16 m boyundaki teknelerle, Van Gölü'nün 60 m derinliğine kadar olan kıyı bölgelerinde fanyalı ve sade uzatma ağlarla yapılmaktadır. 

Tekneler göl çevresindeki 4 adet tekne ustası tarafından yapılmaktadır. Bu teknelerin inşaasında 2003 yılına kadar her hangi bir projeye uyulmuyordu. Ustalar, tecrübelerine dayanarak, balıkçının elinde var olan paraya göre malzeme kalitesi değişebilin tekneler yapmaktaydı. UNDP-GEF/SGP desteği ile yürütülen projeler kapsamında Doç. Dr. Öner ŞAYLAN ve Gemi İnş. Müh. Haluk ŞİŞMANYAZICI tarafından Van Gölü'nün özelliklerine ve balıkçıların taleplerine uygun Tip Tekne Projesi geliştirildi. Bu tekne projesi göl çevresindeki ustalara dağıtılarak balıkçı teknelerini projeye uygun nasıl yapacakları konusunda eğitim verildi. Diğer taraftan tip tekne projesinin Van Gölü için yasal bir zorunluluk olarak kabul edilmesi için Denizcilik Müsteşarlığı'na başvuruldu. Yeni yapılan teknelerin hepsi olmasa da önemli bir kısmı bu projeye uygun olarak yapılmaktadır. Teknelerde kullanılan motor gücü 30-250 HP arasında değişmektedir. Balıkçılar, yaz aylarında teknelerini gezi teknesi olarak da kullandıkları için teknelerine büyük motor takmaktadırlar. Ancak bu yüksek beygir gücüne sahip teknelerin günlük mazot sarfiyatları çok yüksek olduğu için, balıkçılığın kârlılığını azaltmaktadırlar. Bu yüzden tip teknede maksimum boy 12 m ve maksimum motor gücü 60 HP olarak ön görülmüştür. 
                                  Van Gölü balıkçı teknesi modeli 

Avcılık üreme döneminden hemen sonra Temmuz ayı içinde başlamaktadır. Yaz ayları köylerde diğer tarımsal faaliyetler balıkçılıktan daha önemli görüldüğü için tüm tekneler balıkçılık yapmamakta, tahıl hasadı, yonca biçme veya ot biçme-toplama işlerini erken bitirenler hemen kıyılara yakın yerlerde avcılığa başlamaktadırlar. Havanın sıcak olması, yaz aylarında taze balık tüketim alışkanlığının azlığı gibi nedenlerle balıkçılar yaz aylarındaki avcılıkta tüm ağlarını kullanmazlar, sadece 3 veya 6 adet ağ ile balıkçılık yaparlar. Yaz aylarında daha çok sade monofilament ağlar kullanılmaktadır. Bu ağların kullanımı ilk defa Doç. Dr. Mustafa SARI'nın tavsiyesi ile başlamış ve giderek yaygınlaşmıştır.  Kullanılan fanyalı ve sade ağların teknik özellikleri aşağıdaki gibidir: 

Tor ağ göz açıklığı:   20-22 mm

Fanya ağ göz açıklığı: 90-120 mm

Donam faktörü: 0.45-0.55

Tor ağ ip kalınlığı: 210 d/1-2

Fanya ağ ip kalınlığı: 210 d/2-4 

Monofilament ağ ip kalınlığı: 0.17-0.20 mm

Kurşun tipi: 30 g bakla kurşun

Mantar tipi: 3-5 cm çaplı içi boş plastik

Bir postadaki ağ sayısı: 3 adet

Bir teknede en fazla bulunabilecek ağ uzunluğu: 5000 m

Teknelerde bulunan ortalama ağ uzunluğu: 4500 m

Ekim ayında balıkçıların %80'i avcılığa tüm ağları ile başlamakta, şeker pancarı üretimi yapan Gevaş bölgesindeki balıkçılar şeker pancarı işini bitirdikten sonra genelde Kasım ayında balıkçılığa başlayabilmektedirler. Ağlar her gün sabah erken saatlerden başlayan bir mesai ile kaldırılmakta, balıklar alındıktan sonra tekrar göle geri serilmektedir. Çünkü her teknede ortalama 4500 m ağ bulunmaktadır. Bu kadar ağ ancak akşama kadar çekilip, balıkları temizlenebilmektedir. Bu yüzden balıkçı ağlarını temizledikten sonra uygun yere tekrar sermektedir. Diğer bir ifade ile balıkçı avcılığa başladığı günden itibaren ağlarını sürekli gölde bırakmaktadır. Bu durum ağların çabuk çürümesine neden olmaktadır. Balıkçı teknelerinde 2-5 kişi çalışmakta olup, balıkçıların yemek giderleri tekne sahibine aittir. Hamsi, sardalya gibi deniz balıkları avcılığında, tekne personelinin avdan pay almaları adeti Van Gölü'nde uygulanmamaktadır. Genelde her teknede aile fertleri çalışmakta, aile dışında çalışanlara ise günlük ücret ödenmektedir. Balıkçı teknelerinde genelde ağın atılmasına ve çekilmesine yardımcı olacak mekanizasyon bulunmamaktadır. 2004 yılından itibaren Gevaş bölgesindeki balıkçı teknelerinde başlayan, teknenin arka kısmına yerleştirilen hidrolik tamburlar, diğer bölgelerde de yavaş yavaş yayılmaktadır. Mekanizasyondan yoksun teknelerde ağlar insan gücü ile çekilmektedir. 

 

    Fanyalı ağın atılması

      Fanyalı ağın toplanması 

Profesyonel balıkçılık, hem kamu hem de STK tarafından teşvik edilmektedir. Bu teşviklerin bir sonucu olarak 1996 yılına kıyasla 2006 yılında tekne sayısı %60 artmıştır. Üreme döneminde uygulanan av yasakları ve profesyonel balıkçılıktan sağlanan gelirin artması bu artışta önemli paya sahiptir. 
Kış aylarında balıkçılık Bir balıkçı teknesi

Ancak göl çevresinde hiç balıkçı barınağının bulunmaması profesyonel balıkçılığın gelişmesini engelleyen en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Göl çevresindeki 15 balıkçı köyünün yararlanabileceği balıkçı barınağı ve çekek yerleri yapıldığı takdirde profesyonel balıkçılığın toplam avcılık içindeki oranı daha da artabilecektir. 

              Profesyonel balıkçılık yapılan yerleşimler

Pazarlama: Balıkçılar avladıkları balığı köylerine, teknelerin yaklaşabileceği yol kenarlarına çıkarmaktadırlar. Buralara çıkarılan balıklar günlük kamyonetlerle balık toptancıları tarafından toplanmaktadır. Toptancılarla balıkçılar arasındaki ilişki sadece balık alım-satımının çok ötesindedir. Toptancı balık avcılığının olmadığı dönemlerde, ihtiyacı olan balıkçılara avans para vermektedir. Bunun karşılığı olarak da balıkçı balığını sadece bu toptancıya vermek durumundadır. Diğer taraftan toptancı balıkçı ve ailelerinin günlük ihtiyaçlarını da şehirden köylere taşır. Köylere balık almaya giderken ekmek, mazot gibi günlük ihtiyaçlarla birlikte balıkçılar tarafından sipariş edilen motor parçası, defter-kalem gibi kırtasiye malzemeleri evinde ihtiyaç duyduğu diğer özel gereksinimleri köylere taşımaktadır. Balıkçıların yoğurt, peynir, yumurta gibi satılabilecek ürünlerini de yine balıkla birlikte kente getirip sattıktan sonra parasını götürmektedir. Yani güven üzerine kurulmuş, oldukça primitive ancak etkin bir pazarlama mekanizması bulunmaktadır. Çünkü toptancı balıkçı ne kadar balık çıkarırsa çıkarsın günlük olarak hepsini alır. Ancak üst üste bir haftadan daha fazla çok balık çıktığında fiyatı düşürmeye başlar. Bu durumda da balıkçı fiyatın düşmemesi için ağlarının bir kısmını toplayarak daha az ağ ile avcılığa devam eder.  Toptancı akşam geç vakitlerde toplayarak getirdiği balığı, kendi yerinde muhafaza eder ve sabah erken saatlerde parekente satıcılara dağıtır. Parakente olarak dağıtılamayan balıklar, yakın illerde bulunan balıkçılara gönderilir. Eğer buralara gönderilemezse, toptancı kalan balığı soğuk hava deposuna koyar. Van kent merkezindeki satış, mahallelerde kurulan semt pazarlarında ve kentin farklı noktalarında belediyece belirlenmiş satış yerlerinde gerçekleşir. Çok nadir olarak üç tekerlekli bisikletlerle seyyar satıcılar mahalle aralarında satarlar. Profesyonel olarak avlanan balığın tamamı taze olarak tüketilir. 

         ÜREME ZAMANINDA YAPILAN KAÇAK AVCILIK

Avcılığın tarihçesine bakıldığında, ilk avcılığın inci kefalının yoğun olarak akarsulara geldiği üreme göçü esnasında başladığı görülmektedir. Çünkü bu dönemde balık yoğun sürü oluşturarak akarsulara gelmekte, hiç bir av aracı olmasa bile taşların dere yatağına dizilmesiyle oluşturulan ilkel bentlerde bile rahatça balık avlanabilmektedir. Mart ayından itibaren sürüler oluşturarak akarsu ağızlarına yaklaşan balık buralarda üreme göçü bölümünde anlatıldığı gibi fizyolojik adaptasyon için beklemektedir. Bu bekleyiş esnasında mansaplarda içsularda kullanımı yasaklanmış olan manyat ağları ile avlanmaktadır. 

 
  İnci kefalının akarsuların göle döküldüğü mansaplarda manyat ağı ile avcılığı

 

Bu yöntemle avcılık, yasak olduğu için kaçak olarak yapılmaktadır. Kullanılan ağların kanat uzunlukları 50-500 m, derinlikleri 2-20 m, torba uzunlukları 5-18 m, torba göz açıklıkları 14-18 mm arasında değişmektedir. Bu illegal ağlar çoğu zaman Trabzon, Mersin, İstanbul ve Adana'dan getirilmektedir. Çok azı göl çevresindeki bir kaç balıkçı tarafından yapılmaktadır. Son yıllarda sayıları ciddi oranda azalmış olmakla birlikte halen 40 adet kaçak manyat ağı ile kaçak balıkçılık yapıldığı tahmin edilmektedir. Balığın göç yoğunluğuna ve hava şartlarına bağlı olarak bir manyat ağı ile bir defada 1-5 ton arasında balık avlanabilmektedir. Genelde gün batımı-gün doğumu arasında yapılan kaçak avcılıkta, bu sürede 3-6 defa ağ çekilebilmektedir. Bu durumda bir gecede bir manyat ağı ile avlanan kaçak balık miktarı 5-30 ton arasında değişmektedir. Yağmurlu veya rüzgârlı gecelerde akarsular ve gölün mansap kısmı bulandığı için balık daha açıklara çekilmekte, buna bağlı olarak ta manyat ağının av verimi düşmektedir. 

                               Erciş-Çelebibağ'da manyat ile inci kefalı avcılığı

 

Mansapları geçerek akarsulara yumurtlamak için giren inci kefalları, kaçak avcılık tehlikesinden hâlen kurtulmuş değildir. Akarsuların üzerine debi az olduğunda taşları dizerek, debi fazla olduğunda kum çuvallarını dizerek kurulan ilkel bentler veya akarsuyun karşılıklı kıyılarına çakılan kazıklara bağlanan ağlar ile oluşturulan yerel olarak burgan veya çığ olarak adlandırılan ağ bentlerle de kaçak avcılık yapılmaktadır. Son yıllarda mansapların Asayiş Botları ile denetim altına alınması ile birlikte, akarsular üzerine kurulan bentlerin sayısı artmıştır. 

                  Akarsular üzerine taşlar veya çuvallarla kurulan bentler

 

Bu bentlerde balığın göç yoğunluğuna göre günlük 2-10 ton arasında balık avlanabilmektedir. 

    Bendi Mahi Çayı üzerine kurulmuş bir kaçak bent (Muradiye-YIBO Mevkii)

 

Üreme zamanında yapılan avcılık kaçak olduğu için en kolay olan tercih edilmektedir. Bu yüzden son yıllarda burgan veya çığ ile kaçak avcılık, manyatla yapılan kaçak avcılıktan daha fazla tercih edilmektedir. Gündüz vakti akarsu boylarında dolaşıldığında sadece kazıklar veya bazen de sadece kazık yerleri görülebilmektedir. Ağ gece avcılık esnasında takılmakta, avcılıktan sonra sökülerek götürülmektedir. Bu yönüyle daha pratik olmaktadır. 

                          Akarsular üzerine kurulan burgan veya çığ
Özet
Taksonomi 
Morfoloji
Yaşam döngüsü

Üreme göçü

Büyüme

Beslenme

Populasyon yapısı

Dağılım

Avcılık

Balıkçılık yönetimi 

             ve

Koruma çalışmaları

Tüketim

Ana sayfa 
İletişim 

 

 
                            © Prof. Dr. Mustafa SARI-  Doğa Gözcüleri Derneği-2006